Festival GüncesiKültür SanatSekans Ankara

Emek, Hafıza ve Sinema Ankara’da: Uluslararası İşçi Filmleri Festivali Başlıyor

Bu yıl 21’inci yaşını kutlayan Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, 1–10 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de izleyiciyle buluşuyor. Sponsorsuz, yarışmasız ve ücretsiz olarak düzenlenen festivalde, 14 ülkeden seçilen 73 film 34 farklı salonda gösterilecek. Açılışlar kortejlerle yapılırken, prömiyerler, söyleşiler ve panellerle dolu program, emek, hafıza ve dayanışma temalarını sinema aracılığıyla üç büyük kentte buluşturacak.

Bu yıl 21’inci yaşını kutlayan Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), “Kestik baştan çekiyoruz!” temasıyla 1–10 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de sinemaseverlerle buluşuyor. Sponsorsuz, yarışmasız ve tamamen ücretsiz olarak düzenlenen festival, 14 ülkeden seçilen 73 filmi izleyiciyle buluşturacak.

73 film, 34 salonda izleyiciyle buluşacak

Dünyanın dört bir yanından yapılan 490 başvuru arasından seçilen 54 yerli ve 17 yabancı yapım, üç büyükşehirdeki 34 farklı salonda gösterilecek. Festival, her yıl olduğu gibi bağımsız sinemayı ve emek temalı anlatıları odağına alıyor.

İstanbul, Ankara ve İzmir’de geniş gösterim ağı

Festivalin gösterimleri İstanbul, Ankara ve İzmir’de çok sayıda kültür merkezi, sinema salonu ve üniversite mekânına yayılıyor. Ankara’da gösterimler Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi başta olmak üzere farklı noktalarda yapılırken; İzmir ve İstanbul’da da kentin önemli sanat mekânları festivale ev sahipliği yapacak.

Üç şehirde eş zamanlı açılış ve kortejler

Festivalin resmi açılışı 2 Mayıs’ta üç şehirde eş zamanlı gerçekleşecek. İstanbul’daki açılış Tilbe Saran sunumuyla yapılacak. Açılışta Hüseyin Karabey’in “Kuzeyden Gelen Adam” filmi gösterilecek, usta oyuncu Kadir İnanır’a onur plaketi verilecek. Ankara ve İzmir’de ise açılış öncesi kortejler düzenlenecek.

Türkiye prömiyerleri ve güçlü seçki

Festival seçkisinde bu yıl 24 film Türkiye prömiyerini yapacak. Yerli yapımlar arasında “Parçalı Yıllar” ve “Gülizar” öne çıkarken; uluslararası seçkide “Mohikan” ve “Clara” dikkat çekiyor. Kısa film ve belgesel kategorilerinde ise emek, göç, kimlik ve dayanışma temalarını işleyen birçok yapım yer alıyor.

Usta isimler ve özel bölümler

Festival kapsamında Pelin Esmer filmlerinden oluşan özel bir retrospektif de izleyiciyle buluşacak. Ayrıca uluslararası konuk yönetmenler söyleşilerle festivale katılacak.

Paneller, söyleşiler ve özel etkinlikler

Festival sadece film gösterimleriyle sınırlı kalmıyor. İstanbul’da kent hakkı ve ekoloji temalı forumlar düzenlenirken, Ankara’da Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında özel söyleşiler yapılacak. İzmir’de ise yapay zeka, sansür, kısa film üretimi ve iklim adaleti gibi başlıklarda paneller gerçekleştirilecek.

Festival yıl boyunca farklı şehirlere taşınacak

10 Mayıs’ta sona erecek festivalin gösterimleri, yıl boyunca Türkiye’nin farklı kentlerinde devam edecek. İşçi Filmleri Festivali, sinema aracılığıyla emek ve dayanışma hikâyelerini geniş kitlelere ulaştırmayı sürdürecek.

Seçkide neler var?

Seçkide bu yıl Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak tam 24 film var. Türkiye’den Bir İstiklal Hikayesi (Mustafa Çiftci), İzmir’de Bir Afro-Türk: Yalçın Yanık (Faruk Uysal), Köpek Maması (Fadime Eser), Merhaba Ankara: Büyük Öğretmen Yürüyüşü (Nur Tuğçe Biga) ve Yaş 29-30 (Berkant Bilgi) bu bölümde öne çıkan yapımlar arasında. Uluslararası seçkide ise 17 yabancı film, farklı coğrafyalardan gelerek Türkiye prömiyerlerini festivalimizde yapıyor.

Uzun metraj kurmaca filmlere baktığımızda; Hasan Tolga Pulat’ın Parçalı Yıllar filmi 1975’teki Amerikan ambargosu sonrası sanat ile geçim mücadelesi arasına sıkışan bir hayatı anlatırken, Belkıs Bayrak’ın Gülizar filmi uğradığı tacizin ardından giderek daralan çevresinde var olmaya çalışan bir kadının hikâyesine odaklanıyor. Fransa’dan Mohikan (Frédéric Farrucci), toprağını korumaya çalışan bir çiftçinin mücadelesini ekrana taşırken; Clara (Sabin Dorohoi) ise Almanya’da çalışmak için geride bıraktığı hayatla yüzleşen Romanyalı genç bir kadının annelikle kurduğu zor ilişkiyi anlatıyor.

Kurmaca kısa filmler bu yıl programın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Seçkide yer alan Garan, Kudret, Gece Mesaisi, Mutlu Ayaklar, Uyku Kapında, Prosedür, Yokuş, Balerin, Bizim Olan Her Şey ve Yaş 29-30 gibi filmler; gündelik hayatın sıkışmışlıklarını, çalışma koşullarını, toplumsal baskıyı ve bireysel çıkış arayışlarını farklı tonlarda ele alıyor.

Belgesel seçkisi ise emek, hafıza, kimlik, göç ve direniş ekseninde güçlü bir hat kuruyor. Mert Güncüer’in Bir Sürgünün Not Defteri: Misina’sı Fuat Saka’nın yaşamı üzerinden bir sürgün ve müzik yolculuğu sunarken; Rıza Oylum’un Yerli Yurtsuz belgeseli aidiyet meselelerine odaklanıyor. Bingöl Elmas, Yeni Han ile Aksaray’daki göçmen hayatlarını görünür kılıyor; Barış Altı ise Berona filminde Karadenizli emekçi kadınların deneyimlerini perdeye taşıyor.

Medya ve toplumsal hafıza üzerine odaklanan yapımlar da unutulmadı. Biz Radyoyu Çok Sevdik, kadın radyocuların gözünden radyoyu bir mücadele alanı olarak ele alırken; Roman Gibi, Sertel’lerin hikayesi üzerinden basın ve demokrasi tarihine bakıyor. Büşra Bozdemir ise Bir Kolektifin İzinden belgeseliyle kentsel dönüşümle kaybolan bir sanat mekânının izini sürüyor.

Güncel tanıklıklar da belgesellerde karşımıza çıkıyor: Kader Çetintaş’ın Karakuş’lar belgeseli deprem sonrası Adıyaman’da kadın dayanışmasını, İlkay Nişancı’nın Yavaş Ölüm ekolojik yıkımı, Asya Leman ve Sumru Kesik’in BELLEKVARİ: KuirFest’in Sözlü Tarihi ise queer bir festivalin hafızasını anlatıyor. Kısa belgeseller arasında yer alan YİBO (Şükran Demir, Özgür Ünal), Mavi, Devrim ve VHS Kasetler (Serdar Kökçeoğlu) ve Tanıştığıma Memnun Oldum (Güneş Kazdal, Jehan Barbur) ise hafıza, arşiv ve kişisel anlatılar üzerinden farklı kapılar açıyor.

Sinemanın politik gücünü hatırlatan filmler arasında ise ekofeminist bir figürü anlatan Petra Kelly: Derhal Harekete Geçin! ve usta yönetmen Ken Loach’un dünyasına bakan belgesel Ken Loach: Eylemcilik Sanatı dikkat çekiyor. Deneysel seçkide ise Tuğba Yaşar’ın Taşın Rengi bizi mekan, geçmiş ve hatıra üzerine düşünmeye davet ediyor.

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, bu yıl da Institut Français de Turquie ile işbirliğini sürdürüyor. Bu işbirliği kapsamında Fransa’dan iki film programa dahil edildi: Mohikan (Frédéric Farrucci) ve Robot T-0 (Giulio Callegari).

--> Paylaş

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu