Festival GüncesiKüpürlen

Korkut Tiryaki’den “Aladdin”e Çağdaş Yorum: Modern Çağın Cini Yapay Zekâ mı?

Sanatçı Korkut Tiryaki, 1988’den bu yana sürdürdüğü sanat yolculuğunu “Aladdin’in Sihirli Lambası” konseptiyle dijital çağın ruhuna taşıyor. Eserine yerleştirdiği mikroçipler ve yapay zekâ ile kurduğu diyaloglarla dikkat çeken Tiryaki, “Cin eğer bugün yaşasaydı, o kesinlikle yapay zekâ olurdu” diyerek izleyiciyi ezber bozan bir sorgulamaya davet ediyor.

Sanatçı Korkut Tiryaki, “Aladdin’in Sihirli Lambası” konseptini günümüze taşıyarak “cin”i yapay zekâ ile yeniden yorumluyor. Mikroçip yerleştirdiği eseri ve yapay zekâ ile yaptığı konuşmalarla sanatçı, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil, okumaya ve düşünmeye davet ediyor.

1988’den bugüne uzanan bir sanat yolculuğu

Sanat hayatına 1988 yılında başlayan Korkut Tiryaki, üretim pratiğini yıllar içinde farklı sergilerle sürdürüyor. Bu süreci kendi sözleriyle şöyle anlatıyor:

“Ben Korkut Tiryaki. 1988 yılında sanat hayatına başladım ve o yıldan beri içindeyim. 1992 yılından beri ulusal, uluslararası karma sergiler, kişisel sergiler derken her zaman içinde oldum.”

Zaman zaman üretimden uzak kaldığı dönemler olduğunu da ekleyen sanatçı, bugün çalışmalarını Sinop’ta sürdürüyor ve bir grup sergisi kapsamında izleyiciyle buluşuyor.

Aladdin’in Sihirli Lambası”na çağdaş bir bakış

Tiryaki’nin içinde yer aldığı serginin çıkış noktası ortak bir konsept: “Alladin’in Sihirli Lambası”. Ancak sanatçı bu temayı kendi soruları üzerinden yeniden kuruyor:

“Eğer Alladin bugün yaşasa kim olurdu? Cin bugün olsa ne olurdu? Lamba aynı lamba mı olurdu? Biz bu kaos içinde kendimiz nerede olurduk?”

“Cin eğer bugün olsaydı yapay zekâ olurdu”

Tiryaki, bu sorgulamanın sonucunda çağın ruhuna işaret eden bir yorum geliştiriyor:

“Cin eğer bugün olsaydı yapay zekâ olurdu.”

Sanatçı bu fikri yalnızca kavramsal düzeyde bırakmıyor; eserine yerleştirdiği mikroçip ile bu düşünceyi somut bir unsura dönüştürüyor.

Eserin parçası olan diyaloglar

Çalışmayı farklı kılan en önemli katmanlardan biri ise yapay zekâ ile kurulan diyaloglar. Tiryaki bu süreci şöyle aktarıyor:

“Bu başlıkları yapay zekâ ile konuştuk. Bu konuşmaları da eserimin altına yerleştirdim.”

Böylece eser, görsel anlatının ötesine geçerek metinsel bir derinlik kazanıyor.

“Bu konuşmalar eserin manifestosu oldu”

Sanatçıya göre bu diyaloglar, eserin tamamlayıcı bir parçası:

“Tek başına lamba ve resim belki çok bir anlam ifade etmeyecekti ama bu konuşmalar ile bu eser tamamlanmış oldu.”

Ortaya çıkan işin bir manifesto niteliği taşıdığını vurgulayan Tiryaki, izleyiciye de aktif bir rol yüklüyor:

“Bu konuşmalar bir nevi eserin manifestosu oldu. Sadece biraz zaman ayırıp okuyarak bunu iş ile birleştirmek gerekiyor.”

--> Paylaş

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu