Mesafe nasıl algılanır ve nasıl hissedilir? Cevabı Şinasi Baştüzel Sanat Galerisi’nde
Maurice Merleau-Ponty’nin algı felsefesinden izler taşıyan sergi; mekân ve zamanın sınırlarını Fulya Turan’ın radikal renk özgürlüğü ve Ayşin Cebeci’nin duyusal peyzaj anlayışı ile aşan bir sanat deneyimi yaratıyor.

“Uzaklığın Renkleri”
Mekânda ve zamanda yaşanan ayrılık; algının, hafızanın ve duygunun birlikte kurduğu dinamik bir ilişkiyi beraberinde getirir. “Uzaklığın Renkleri”, bu ilişkiyi iki farklı sanatsal yaklaşım üzerinden ele alır.
Fulya Turan’ın işleri, rengin özerkliğini merkeze alan fovist–soyut–dışavurumcu bir hatta gelgitler ile ilerler. Renk, her zaman doğayı temsil etmez; perspektif kimi zaman çözülür, mekân parçalanır ve yeniden kurulur. Renk, bir betimleme aracı değil; doğrudan bir düşünme ve hissetme biçimi olarak ortaya çıkar. Fovizm’in radikal renk özgürlüğü ile dışavurumculuğun içsel yoğunluğu, çağdaş bir yüzeyde yeniden harmanlanır.
Aynı zamanda bu işler, çağdaş görsel kültürde giderek artan dijital ara yüz deneyimleriyle de örtüşür. Ekran temelli imgelerin katmanlı yapısı, saydamlık, piksel kırılması ve renk sapmaları gibi etkiler, tuval resminde boyasal yüzeyde analojik karşılıklar bulur. Böylece resim, dijital olanla rekabet etmez; onun algısal mantığını kendi maddeselliği içinde yeniden ele alır.
Sanat eğitimini Hacettepe Üniversitesi’nde almıştır. Resim Bölümü’nde Sanatta Yeterlik derecesine sahiptir. Sanatçı, küratör ve eğitmen olarak araştırmalar yapmakta ve üretimlerini sürdürmektedir. Kişisel sergilerinde sanatı bireysel, toplumsal ve politik bağlamlarda ele alarak eleştirel yaklaşımını sanatsal ifadesine yansıtmaktadır.
Yayınlarında, sanatta kimlik ve tanınma meselelerini, güç olgusu, sanat ve güzellik gibi konuları ele almıştır. NFT’ler üzerine çalışmalar yapmış; dijital sanat ve yeni medya araçlarının sanat dünyasındaki yerini araştırmıştır. “Plastic Surgery” adlı kısa filmiyle TPRECD 38. Ulusal Kongresi’nde birincilik ödülü kazanmıştır.
Sanatçı olarak Türkiye, Almanya, İtalya ve ABD’de çok sayıda kişisel ve karma sergiye katılmış; çeşitli konuşma ve panellerde yer almıştır. Aynı zamanda farklı sanat etkinliklerinde önemli projelerin küratörlüğünü üstlenmiştir. Sanatçı Kadınlar Derneği üyesidir. Halen Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.
Ayşin Cebeci’nin işlerinde ise, post-empresyonist peyzaj anlayışının izleri belirgindir. Empresyonist yüzey duyarlılığı ile dışavurumcu içerik – yer yer soyut dışavurumcu kurguları ile – gerilimli bir birliktelik oluşturur. Doğa, anlık ışık etkilerinin ötesine taşınarak, hatırlanan, hissedilen ve içselleştirilen bir manzaraya dönüşür. Görünen ile duyumsanan arasındaki fark, yüzeyde varlık kazanır.
1968 yılında doğdu. 1989 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. 2010 yılında Hacettepe Üniversitesi G.S.F Resim Ana Sanat Dalı’nda “Natürmort Yorumları” adlı teziyle Yüksek Lisansını, 2018 yılında yine aynı üniversiteden “Yerel Motif Yorumları” adlı teziyle Sanatta Yeterliğini tamamladı.
Ankara ve İstanbul’da beş adet kişisel sergi açtı. Yurtiçi ve yurtdışında bir çok karma sergi ve fuara katıldı. Son çalışmalarında doğaya yönelen sanatçı çalışmalarını Ankara’daki atölyesinde sürdürmektedir.
Bu iki yaklaşım, ortak bir soruda kesişir: Mesafe nasıl algılanır ve nasıl hissedilir?
Maurice Merleau-Ponty’nin işaret ettiği gibi, algı yalnızca görsel bir süreç değil; bedensel ve zamansal bir deneyimdir. Bu sergide mesafe, sabit bir derinlik yanılsaması olmaktan çıkar; renk, yüzey ve duygu aracılığıyla sürekli yeniden kurulan bir ilişkiye dönüşür. Uzaklık, bir kayıp ya da eksiklik değil; üretken bir gerilimin kaynağı olarak kabul edilir. Renk ve form, mesafenin diline dönüşür. Bir zamanlar gördüğümüz şey ile hatırladığımız şey arasındaki fark ile şekillenen peyzaj, artık yalnızca bir yerin temsili değildir; içinden geçilmiş, unutulmuş, yeniden kurulmuş bir deneyimdir. “Uzaklığın Renkleri”, temsilden çok ilişkiyi; nesneden çok algıyı; mekândan çok deneyimi önerir. Her iş, sabit bir görüntü değil, izleyiciyle birlikte kurulan bir ilişkinin aracıdır.
“Uzaklığın Renkleri” uzaklardan gelen bir yakınlaşmadır. Bakmaya, durmaya, hissetmeye çağırır, doğaya bakarken aslında içimize baktığımız anların toplamıdır. Bir ağacın gövdesinde kıvrılan zaman, bir çayırın içinde çoğalan hayat ya da gökyüzünde asılı kalan umut…

Şinasi Baştüzel Sanat Galerisi’nde 4 Mayıs Pazartesi saat 17:00 de açılacak sergi Pazartesi günleri hariç 11:00-18:00 saatleri arasında 26 Mayıs tarihine kadar gezilebilir.
Keyvan Acrux, Beytepe Mah. Beyler Cad. 5341 Sk. 2/51 D Çankaya, Ankara




